23 Ekim 2023

Vietnam Tet Taarruzu'ndan Aksa Tufanı'na (1)

Tet Taarruzu, dünyanın en güçlü istihbarat örgütünün başarısızlığına dair savaş tarihine geçmiş en trajik örneklerden biridir

"Tüfeği olanlar tüfekleri, kılıçları olanlar kılıçları, kılıçları olmayanlar küçük çapa ya da sopalarıyla savaştı. Her mezra ve cadde birer kale, her insan bir savaşçı, her parti hücresi bir kurmay heyeti gibiydi. Zafer, çok büyük bedellerle, 13 milyon şehit, binlerce kayıp, yüzbinlerce yaralı ve sakatla (83 bin sakat, 8 bin felç, 30 bin kör, 10 bin sağır) kazanıldı." Ho Che Minh

21 Kasım 1967, Ulusal Basın Merkezi, Washington DC, ABD

Ceketinin göğsü sayısız yıldız ve nişanlarla dolu adam bakışlarını salondaki meraklı kalabalığın üzerinde gezdirdi. Aynı kendisi gibi, her iki yanında sandalyelerinde dimdik oturmuş subaylarla birlikte muzaffer bir komutan edasıyla içerdekilere seslendi:

"Evet beyler," dedi. Kendinden emin ve sesi gürdü. "Vietnam’da yolun sonunun göründüğü önemli bir noktaya ulaştık."

Salonda heyecanlı bir kıpırdanma oldu, flaşlar üst üste patladı. General Westmoreland konuşmasına devam etti.

"Düşmanın bütün gücünü kırdık. Yalnızca ülkenin uzak kesimlerinde küçük pusular atmaya muktedirler, o kadar."

Generalin, ülkesinin 1963’te tarafı olduğu Vietnam savaşında geldiği noktayı anlattığı açıklamasını aynı saatlerde, Beyaz Saray’daki ofisinde televizyondan izleyen Başkan Johnson ellerini ovuşturuyor olmalıydı.

General Westmoreland, savaşla ilgili bir özet yaparak devam etti. Amaçlarının Vietnam'da komünist bir iktidarın çevre bölgelere sıçramasını önlemek olduğunu hatırlattı. Güney Vietnam ordusunu, kuzeydeki Vietnamlılar ve komünistlerden oluşan Vietkong (Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi) teröristlerine karşı eğitmek amacıyla başkent Saygon’a geldiğinde 17 bin kişiden az olduklarını, bugün bu sayının 450 bin ABD askerine ulaştığını övünerek anlattı. Dünyanın en deneyimli generallerinin komuta ettiği, en güçlü ordusunun Vietnam’da savaştığını ve yolun sonuna geldiklerini gururla vurguladı.

Konuşması hayli etkiliydi. Nasıl olmasın ki. O, General William Westmoreland idi. İkinci Dünya Savaşı ve Kore Savaşı'ndan gelen yüksek rütbeli bir gazi, Mart 1964'te ABD'nin Vietnam'daki askeri kuvvetlerinin başkomutanı ve tüm zaferlerinin mimarıydı. Time dergisinin 1965’te onu yılın adamı seçmesi boşuna değildi.

Alnına yapışmış gibi duran keskin gururuyla salondan çıkarken, iki adım ötede, darmadağın olmuş avına son hamleyi yapmak üzere Kuzey Vietnam’ın vahşi ormanlarına süzülecek sabırsız bir kartala benziyordu.

General William Westmoreland basın mensuplarına konuşma yaparken, 21 Kasım 1967, Ulusal Basın Merkezi, Washington DC

29 Ocak 1968, Beyaz Saray, Oval Ofis’in bitişiğindeki Kabine Odası

Başkan Johnson, büyük toplantı masasının bir ucunda, etrafındakileri tek tek süzer. Kuvvet komutanı generaller; Wheeler, Capman, Johnson, McConnel, Moorer ve Savunma Bakanı McNamara oradadır.

Başkan Johnson, son bir kez Vietnam’da sona gelinen savaşla ilgili komutanlardan bilgi almış, rahatlamıştır. Ayağa kalkar, odanın Beyaz Saray’ın The Rose Garden olarak adlandırılan bahçesine bakan pencerenin önüne gelir.

Son olarak, Kherson bölgesine karşı yapılacak olası bir saldırı için kuvvet komutanlarından her türlü önlemin alındığına dair teminatını duyar, içi iyice rahatlar. 

1 gün sonra, 30 Ocak 1968, Başkent Saygon, ABD Büyükelçiliği

31 Ocak Vietnam’da Yeni Ay Yılı olarak kabul edilen gündür. Tüm Vietnam Yeni Ay Yılı anlamına gelen TET tatiline ve festivaline hazırlanmaktadır. Ülke genelinde azalan çatışmalara rağmen üzerinden kuş uçurtulmayan Büyükelçilik binasında gündüz verilen parti akşam saatlerine dek sürmüş, gecenin ilerleyen saatleri yerini huzurlu bir sessizliğe bırakmıştır.

Gecenin karanlığında binayı çevreleyen duvarın altında şiddetli bir patlama sesi duyulur. Açılan delikten ellerinde silahlarla Vietkong gerillaları büyükelçilik bahçesinin içine akın eder. Bir anda ortalık cehennem yerine döner; patlayan bombalar, otomatik tüfekler, roket atar sesleri, yükselen çığlıklar… 

Bütün ABD kamuoyunun, bu işin sonuna gelindiğine inandırıldığı bir anda 19 tünel kazıcı Vietkong gerillası, "Amerikalıları şoka uğratacak bir çılgınlıkla" başkent Saygon’un en iyi korunan binasını hedef almış, ABD Büyükelçiliği’nin duvarlarından içeri girmişlerdir.

Tet Taarruzu sırasında Saygon'daki ABD Büyükelçiliği

Dünyanın en güçlü savaş makinesinin kırılan iradesi

Telsizler, bu şok edici haberi Güney Vietnam Müşterek Genelkurmay Karargâhı’na iletmekte gecikmezler. Ancak askeri telsizlerden merkez karargâha, bunun dışında başka haberler de akmaktadır; Tan Son Nhut Hava Üssü, Bağımsızlık Sarayı, Güney Vietnam Askeri Kuvvetleri Personel Karargâhı, Deniz Kuvvetleri Karargâhı ve Radyosu Vietkong gerillalarının baskınına uğramıştır. Telsizler yeni baskın haberleriyle harıl harıl çalışmaya devam eder; Saygon’daki Yerel Kuvvetler Taburu, Merkez Polis Karakolu, Topçu Komutanlığı ve Zırhlı Komuta Karargâhı ile Güney Vietnam’daki I. ve II. Kolordu Taktik Bölgelerinin büyük bölümü de saldırıların hedefi olmuştur. Kısa sürede şok edici gerçek anlaşılır. 450 bin kişilik ABD ordusunun da içinde olduğu Güney Vietnam’ın tüm savaş mekanizmasının en önemli merkezleri ateş altındadır. Çok geçmeden gerillalar General Westmoreland’ın da bulunduğu Müşterek Genelkurmay Karargâhı’na dahi sızmayı başarırlar…

ABD Ordusu’nun yolun sonuna gelindiğine ilişkin rahatlığı, önceki Tet bayramlarında yapılan ateşkesler, yeni yıl bayramı nedeniyle Güney Vietnam ordusunun çoğu personelinin izinli olması tüm savaş aygıtını hazırlıksız yakalamıştır.

Amerikan ordusunun çelik iradesini kıran taarruz

Kuzey Vietnamlıların yenildiğine, düşmanın bütün gücünün kırıldığına, yalnızca ülkenin uzak kesimlerinde küçük pusular atmaya muktedir olduklarına inandırılan ABD kamuoyu şok olmuştur.

"80 bin’den fazla Kuzey Vietnam Halk Ordusu askeri ve Vietkong gerillası, 44 eyalet başkentinden 36’sı, altı özerk şehirden beşi, 245 ilçe kasabasından 72’si ve güney başkenti de dâhil olmak üzere 100’den fazla kasaba ve şehir hedef alınır.

Khe Sanh’daki ABD savaş üssü çevresinde çatışmalar iki ay daha devam edecek," Hue antik kenti ve şehri, üç haftadan fazla süre 7 bin 500 kadar gerillanın kontrolüne girecektir.

Tet Taarruzu’yla Amerikan ordusunun çelik iradesi kırılır. General Westmoreland’ın savaşı kazanabilmek için 200 bin yedek askere daha ihtiyaç olduğunu yönündeki talebi ABD siyasetçilerini derinden düşündürür. Amerikan halkının savaşa verdiği destek azalmaya başlamıştır.

Başkan Johnson, çok değil iki ay sonra Amerikan halkına seslendiği tarihi konuşmasında savaşı genişletmeyeceğini söyleyerek Hanoi’ye barış görüşmelerine başlama teklifinde bulunur. Böylece müzakerelerin yolu açılmış olur.

ABD istihbaratının derin başarısızlığı

Tet Taarruzu, dünyanın en güçlü istihbarat örgütünün başarısızlığına dair savaş tarihine geçmiş en trajik örneklerden biridir.

Amerikalılar iyice güçten düşmüş olduklarına inandıkları Kuzey Vietnamlılardan, böylesine sürpriz, büyük ve eş zamanlı bir saldırıyı asla beklemiyordu.

Çok geniş bir istihbarat ağına sahip CIA, Başkent Saygon’a sivil kıyafetleriyle sızan 5 bin Vietkong gerillasını gözünden nasıl kaçırdığını çözemez.

Hatalı istihbaratın büyüklüğüne dair General Adams örneğin, "Binh Dinh bölgesindeki düşman mevcudiyetiyle ilgili istihbaratın 4 bin 500 olarak hesaplandığını ancak, ele geçirilen bir Vietkong belgesinde bölgedeki düşman sayısının 50 bin olduğunu" söyleyecektir.

Taarruz sırasında Vietnam'daki II. Saha Kuvvetleri komutanı olan ve sonraki yıllarda Genelkurmay Başkanlığına terfi edecek olan Bruce Palmer, saldırı öncesinde "Vietkong'un yenildiğini" ve "Yiyecek tedariki yapamadığını, asker alamadığı" yönündeki raporlara sahipti.

Oysaki bunun ne büyük bir yanılgı olduğu en trajik şekilde anlaşılacaktı.

Amerikan Askeri Akademisi’nin Tet Saldırısı ile ilgili sonradan yaptığı değerlendirmesinde bunun "tam bir sürpriz etkisi sağladığı kabul edilmekte" ve "saldırının Japonya’nın 1941 Pearl Harbor Saldırısı ve Almanya’nın 1944 Arden Saldırısı ölçeğinde bir istihbarat başarısızlığı olduğu" kabul edilmekteydi.

Doğası gereği Tet Taarruzu, böylesine geniş çaplı, eş zamanlı sürpriz saldırı, gerilla savaşı tarihinde önemli bir lojistik başarıydı. Yapılan taarruzda kullanılacak silah ve mühimmatın önemli bölümü yerleşim merkezlerine büyük gizlilikle önceden taşınmıştı.  

Ancak Vietkongluların umdukları şey olmadı. Dünya savaş tarihine geçen bu ünlü taarruz başarısızlıkla sonuçlandı. Beklenen halk ayaklanması hiçbir zaman gerçekleşmedi. Harekâta katılan komünist gerillaların çoğu, ele geçirdikleri bölgelerde ya öldürüldü ya da geri püskürtüldüler.

Buna karşılık Tet Taarruzu, büyük bir askeri yenilgiyle sonuçlansa da komünistler, savaşı kazanmalarına yol açacak inkâr edilemez psikolojik bir zafer elde ettiler. Dahası, Amerikalıları, bu savaşı asla kazanamayacaklarına inandırmış olmalarıydı.

Askeri açıdan kaybedilmiş, psikolojik ve politik olarak kazanılmış bir zafer

ABD’nin Vietnam’da taraf olduğu savaşta mutlak bir kırılma noktası olan Tet Taarruzu’nun görünen sonuçları şunlar olmuştur:

1-Bu saldırı, ABD askerlerine, Vietnam’ın neredeyse hiçbir yerinde güvende olmayacaklarını gösterdi.

2-Amerikan komutanlarına, Vietnamlı komünistlerin istedikleri zaman Güney Vietnam’ın herhangi bir bölgesine cesaret dolu yeni saldırılar yapabileceği yönünde güçlü bir mesaj vermiş oldu.

3-Örgütlü insan aklı ve zekâsı karşısında, dünyanın en güçlü istihbaratının bile çaresiz kalabileceğini teyit etti.

4-Taarruz, 450 bin kişilik Amerikan savaş aygıtına karşı benzersiz bir meydan okumaydı ve Amerikan halkının ve hükümetinin savaş iradesinin kırılmasına yol açtı.

5-ABD açısından Tet Taarruzu, askeri açıdan kazanılmış bir muharebe olsa da, psikolojik açıdan derin bir travma, siyasi anlamda ise büyük bir yenilgiydi.

6-Psikolojik ve siyasi açıdan olduğu gibi ABD’nin, medya alanında da kaybetmeye başladığının işaretlerini verdi.

7-Amerikan ordusunun napalm bombasıyla yaktığı köyler, zehirlediği ormanlar, buralarda uyguladığı akıl almaz vahşet ve katliamlar bir şekilde dünya kamuoyunda daha görünür hale geldi. ABD’nin 19.000 km uzakta taraf olduğu savaş, kendi ülkesi ve tüm dünyada sorgulanmaya başladı.

8-Tet Taarruzu’nda 4 bin 954 Güney Vietnamlı’ya ek olarak, 3 bin 895 Amerikalı öldürülürken; 58 bin 373 Vietkong askeri ölmüştür. Ölü sayıları neredeyse 1'e 7 oranındadır. Komünistlerin büyük yenilgisine rağmen, Tet kayıplarının yerini dolduracak askere alma çağrılarının Vietnam halkında karşılık bulması, işgalci tarafın zaten zayıflamış olan umutlarını iyice kırdı ve Amerikan halkının savaşa verdiği desteğin azalmasına yol açtı.

Vietkonglu tutsak Nguyễn Văn Lém, polis şefi ve eski tuğgeneral Nguyen Ngoc Loan tarafından öldürülmeden hemen önce/1 Şubat 1968, Foto Eddie Adams

Tet Taarruzu esnasında dünyaya yayılan çok çarpıcı fotoğraflar arasında biri vardır ki, savaşın görünen kaderinin resmi gibidir. Fotoğrafta, Vietnam Ulusal Polis şefi Nguyen Ngoc Loan’ın 38 kalibrelik tabancasını başına dayadığı Vietkonglu tutsak Nguyan Van Lem görülmektedir. Videosu da mevcut olan fotoğrafta, namludan çıkan kurşunla, Lem’in parçalanacak kafasından boşalan oluk oluk kan, savaşı evlerindeki rahat koltuklarında, televizyonlardan izleyen milyonlarca Amerikalının adeta yüzüne çarpacak, vergileriyle finanse ettikleri bu çirkin savaşı sorgulamalarına neden olacaktır.

Amerikan ordusunun korkulu rüyası: Vietkong Tünelleri

Nihayet Tet Taarruzu’ndan iki ay sonra Amerikalılar gerçeği görürler. Mayıs 1968'de ABD ve Kuzey Vietnam arasında Paris'te barış görüşmeleri başlar.

Ne var ki müzakereler ilerlerken savaş, Vietkong’un ele geçirdiği moral üstünlük ve yaptığı takviye kuvvetlerle ülkenin şehirlerinde ve kırlarında devam edecektir.

ABD ordusu, kimyasal gazlarla üçte birini yok ettiği Kuzey Vietnam ormanlarındaki gizli tünellerle bir türlü baş edemez.

Amerikan askerlerinin korkulu rüyası olan ve uzunluğu 200 km’yi bulan bu tüneller Vietkong gerillalarının akıl almaz savaş taktik ve manevralarına tanıklık eder. 

Vietnam savaşı, arkasında milyonlarca ölü, yaralı, kayıp ve sakat ile ABD ordusunun Vietnam topraklarına attığı 8 milyon ton bombayla harap olmuş bir ülke, yanmış ve zehirlenmiş ormanlar bırakır.

Vietnam’da Fransızlara karşı başlayan bağımsızlık savaşı, efsanevi lider Ho Che Minh’in 1945 yılında, Hanoi’deki Ba Dinh Alanı’nda yarım milyon kişiye karşı okuduğu Bağımsızlık Bildirisi’nden tam otuz yıl sonra başarıya ulaşır.

ABD işgali öncesi ve sonrasında, Kuzey Vietnam’ın gerçekleştirdiği bütün taarruzları yöneten, Halk Ordusu Komutanı General Giap önderliğinde yürütülen bağımsızlı savaşı, 30 Nisan 1975'te Vietkong birliklerinin Saygon şehrindeki son direniş noktalarını da aşıp, yerel saatle 11.30'da Bağımsızlık Sarayı’na Vietkong bayrağını çekmesiyle son bulur.

Tarihin çarkı bir kez daha yeryüzünün lanetlilerinden yana dönmüştür.

Dünyanın en güçlü ekonomisine, silah ve teknolojisine sahip modern bir savaş aygıtı, Asya’nın uzak kırlarında Ho Amca’nın dediği gibi yeri geldiğinde tüfek ve kılıçlarla, yeri geldiğinde çapa ve sopalarla savaşan ilkel ama örgütlü, sıradan ama inançlı bir köylü ordusuna yenik düşmekten kurtulamamıştır.

Yarın: Vietnam Tet Taarruzu’ndan Aksa Tufanı’na (2)


Yararlanılan kaynaklar:

1-Gerilla Savaşının Stratejisini Anlamak: Tet Saldırısı Örneği, 1968, Mustafa ÖZVEREN - Kaan Kutlu ATAÇ, Güv. Str. Derg. 2023, 19(44): 181-212

2-Council on Foreign Relations, TWE Remembers: General Westmoreland Says the "End Begins to Come Into View" in Vietnam, Blog Post by James M. Lindsay, November 21, 2017

3-CIA Arşivi, Notes of The Presidet's Meeting with The Joint Chieif of Staff, January 29, 1968, Cabinet Room (Approved for Relaese: 2018/07/26C00339612) 

4-Diğer anonim kaynaklar         

Yusuf Nazım kimdir? 

Yusuf Nazım (1962) Hanak-Ardahan doğumlu. 1984 yılında Ankara'da, Hacettepe Üniversitesi Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. Uzun yıllar bilişim sektöründe çalıştı.

1992-1999 yılları arasında Özgür Gündem, Özgür Ülke, Emek, Evrensel, gazeteleriyle; Gerçek ve Evrensel Kültür dergilerinde deneme, öykü ve yazıları yayımladı.

2007 yılında Hayat Televizyonu'nun ilk kurucuları arasında yer aldı. 2010'da bilişim sektöründeki profesyonel çalışmasını sonlandırdı.

2011 yılından itibaren Cumhuriyet, Radikal, Evrensel, Özgür Gündem ve BirGün gazeteleriyle; T24 ve bianet platformlarında yazıları; Evrensel Kültür ve İnsancıl Kültür Sanat dergilerinde öykü ve denemeleri yayımlandı.

2012-13 yıllarında Güneydoğu'da Diyarbakır, Batman ve Van illerinde çekilen Düşümdeki Uçurtma belgesel filminin genel koordinatörlüğünü yaptı.

Öykü kitapları Kızak (Evrensel Basım Yayın, 2012) ve Leyla'yı Beklerken (İnkılap Kitabevi, 2017). 

Yazarın Diğer Yazıları

Kikuyu dilinde imza

İnsan evrimine adanan bir ömür...

Emeklinin ölüm yılı

Nasıl olsa örgütsüzler, üretim dışı kalmışlar; nasıl olsa din sosuna batırılmış vaatlerle çoktan dumura uğratılmış düşleri, kolayca gözden çıkarılabilirler. Nasıl olsa vicdanı yok sayıların, istatistikler iki dudak arasına sıkışmışlar

Tohumdan toprağa çığlıklar

Sayıştay, belediyelerin köylüden ürün alımını durduruyor