T24 Haftalık Yazarı

Burak Soyer | Dinleme Cihazı

[email protected]

TARİH

31 Mart 2025

Kendi kendine Teoman…

“Koyu Antoloji”den sonra Teoman’ın müziğe bakışı çok farklı bir yere evrildi. Kendi deyimiyle “Hâlâ ‘Papatya’ mı söyleyeceğim?” diye kafa yorarken direksiyonu kendi şarkılarına kırdı ve belki de 30 yıldır yapmak istediği gerçek müziğini ortaya çıkardı

Devamını Oku

TARİH

23 Mart 2025

Şenay Lambaoğlu: Sessiz kalmak en güçlü çığlıktır bazen

Hayatımızı anlamlı kılan, bizi biz yapan tüm o deneyimler, hikâyelerimizdeki gözyaşları ve zaman zaman yükselen kahkahalar… Tüm bu duyguları hakkıyla yaşamalı ve günün sonunda sağlam bir motto oluşturmalı

Devamını Oku

TARİH

16 Mart 2025

Kroşe: Bizim için önemli olan, punk’ın enerjisini kaybetmeden kendi hikâyemizi anlatabilmek

İzmirli punk grubu Kroşe, iki şarkıdan oluşan “Bir” ile müzikseverlerin karşısında. Grubun mevcut müzikal kimliğini yansıtan çalışma, Türkçe punk sahnesine yeni bir soluk getirme niyetinde

Devamını Oku

TARİH

09 Mart 2025

Ceren Gündoğdu: Bizi yaralarımızda birleştiremezse ne birleştirir ki?

“Duygudaşlığımızın altığını çizen bir albüm bu. Ve günün er ya da geç doğduğunu, karanlığın içinde aydınlık bir yer bulabilmemizin de en sevdiğimiz insanların gözlerinin içine baktığımızda içimize aktığını hissettiğimiz güçle mümkün olduğunu hatırlatan bir albüm”

Devamını Oku

TARİH

02 Mart 2025

Oğulçet: “Koyu”da herkes ne hissetmek isterse istediğini anlayıp alıp onu anlamlı yapabilir

“Tabii ki her hikâye tek başına yazılmaz. Yaşayanlar ve yaşatanlar vardır illa ki… Kendinden bir şey bulacaklar olacaktır çünkü gerçeğin yalanı olmaz”

Devamını Oku

TARİH

23 Şubat 2025

Ductape: Ductape’in sound’u bizim hislerimizden, yaşanmışlıklarımızdan ve müzikal zevklerimizden besleniyor

“Bizi ve bu müzik türünü tanımlayan belli bir sound var ama aynı zamanda her şarkıda yeni şeyler deniyoruz, farklı elementler ekliyoruz. Kendi sesimizi koruyarak ilerlemeye çalışıyoruz çünkü bu bizim için bir prensip değil, tamamen organik bir süreç”

Devamını Oku

TARİH

16 Şubat 2025

Doğan Duru: İstanbul hep bir şeyleri kaybettiğimiz, hep bir şeylerin değiştiği, bir yandan nefret edip bir yandan kopamadığımız bir şehir

Redd grubunun solisti Doğan Duru, grubun yeni teklisi “Üşüyor İstanbul Bugün” için, “Aslında bu, şehrin soğuk yüzüyle ilgili. Kendi içindeki karmaşası, yalnızlığı, kayıpları… İstanbul bazen insanın içindeki boşluğu daha da büyütüyor,” diyor

Devamını Oku

TARİH

09 Şubat 2025

Arda Kıymaz: “Martı Jonathan Livingston” tam olarak benim!

“Kitabı okuduktan sonra anladım ki martı Jonathan da görünmez sınırlar içerisinde yaşamak istemeyen, toplumsal normlardan uzak, özgür bir kuş. Hatta başaramazsın diyenlere bile başarıya ulaştıktan sonra dönüp öğrendiklerini aktarmak için heyecanlı biri. Yani tam olarak ben”

Devamını Oku

TARİH

02 Şubat 2025

Biz bu “filmi” daha önce görmüştük!

“Sokaktaki yurttaşın üstüne yığmaya çalıştıkları korkuyu gazeteciler üzerinden yapmaya çalışan hükümetin bu tutumuna alışkınız. Görevimizi yapmaya devam edeceğiz. O yüzden de “Biz bu filmi daha önce görmüştük!” deyip, sizleri gazetecilikle ilgili sinema tarihine damga vurmuş filmlerle baş başa bırakıyoruz… “

Devamını Oku

TARİH

12 Ocak 2025

Fuat: Mücadele etmezsek kaybetmiş oluruz

“İnsanların insanlar için yarattığı hayat şartları çok uzun zamandır çetin ve kötü. İnsan da kötülüğün müptelası… Elimizden geldiğince medeni ve iyi biri olmamız gerekiyor. Mücadele etmezsek kaybetmiş oluruz. Böyle bir lüksümüz yok”

Devamını Oku

TARİH

05 Ocak 2025

Kıvılcım Ural: Bizler isteyince ve bir olunca karşımıza ne çıksa yıkar geçeriz

Kıvılcım Ural, yeni albümü “Eteklerim Köpeklerim”le ilgili şunları söylüyor: “Global olarak da birlik olup bir şeylere hayır ya da dur diyebilmek, bir şeyleri birleşip değiştirebilmenin gücünü fark eden bir kuşağız. Hepimiz fikirlerimizi söylemekte artık daha cesuruz”

Devamını Oku

TARİH

29 Aralık 2024

“Ars Longa’da canımız ne istiyorsa onu yaptık çünkü kaybedecek bir şeyimiz yoktu”

Ars Longa yirmi yıllık müzikal kariyerini özetledi: Yürüdüğümüz çizginin güncel talepler ya da eğilimlerle değil, tamamen sevdiğimiz ve hissettiğimiz müzikal tavırlarla şekillenmesi bana hep iyi hissettirmiştir

Devamını Oku