05 Kasım 2023

CHP’de 13 yıllık Kılıçdaroğlu dönemi seçim sandığında değil, kurultay sandığında kapandı; Özel-İmamoğlu dönemi başladı

Kaybettiği seçimlere rağmen genel başkanlığı sürdüren, tarihi önemdeki 14 Mayıs seçiminde ilk kez cumhurbaşkanı adayı olan ve kaybeden, sağ politikalar yürütmekle suçlanan Kılıçdaroğlu, kaderin garip bir tecellisi, genel başkanlığı ikinci turda kaybetti. 2023 yılı Kılıçdaroğlu için ikinci turda kaybettiği seçimler yılı oldu

CHP’de 1972’den bu yana bir ilk yaşandı ve Bülent Ecevit’in sözkonusu tarihte İsmet İnönü’yü genel başkanlık koltuğundan indirmesine benzer biçimde, CHP Grup Başkanı Özgür Özel de 13 yıldır genel başkanlık koltuğunda oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nu kurultayda yenilgiye uğrattı.

CHP’de “değişim” söylemi Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, 28 Mayıs’ta yenilgiye uğramasının hemen ardından başladı. Fitili ateşleyen, dün başlayıp bugün gece 03.00’te biten kurultayda Divan Başkanlığı koltuğunda oturan, kurultay öncesi Özgür Özel’e tam destek veren İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu.

Seçimden hemen sonra “değişim” söylemiyle kamuoyunun karşısına çıkan İmamoğlu, o dönemde Kılıçdaroğlu ile baş başa iki ayrı görüşme yaptı. Değişim istemini MYK değişikliği ile karşılamak isteyen Kılıçdaroğlu, uzun zamandır birlikte çalıştığı, A Takımı’nda yer alan isimlerin de İmamoğlu ile hareket ettiğini görünce kurultay sürecini de başlatma kararı verdi.

Kılıçdaroğlu’nun niyeti, yerel seçime kurultaydan güvenoyu alarak girmekte. İmamoğlu’nun seçime kadar İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı bırakmayacağını düşünen Kılıçdaroğlu’nun karşısına sürpriz biçimde Grup Başkanı Özgür Özel çıktı.

Özel, aday olduğunu açıkladığında, CHP kulislerinde “100 oy bile alamaz. Kılıçdaroğlu yeniden seçilir” yorumları yapılıyordu. Kılıçdaroğlu da yerel seçim hazırlıklarına başlamıştı.

Ancak İmamoğlu’nun da tam destek verdiği Özel, il ve ilçe kongrelerinde çok başarılı bir performans sergiledi. İmamoğlu etkisiyle İstanbul’da çok ciddi bir destek buldu ve kurultay öncesinde “600 oy alır” yorumları yapılmaya başlandı.

***

Kılıçdaroğlu dün başlayan kurultayın açılış konuşmasını yaparken, sırtından hançerlendiği, arkadaşlarının ihanetine uğradığı vurgusunu yaptı. Bu hem Altılı Masa'ya hem de partideki “değişim” taraftarlarına verilen bir mesajdı.

İmamoğlu’nun, Kılıçdaroğlu’na yakın isimlerle yaptığı zoom toplantısından bu yana kulislerde dillendirilen “ihanet” söylemi, ilk kez genel başkan düzeyinde dile getirildi.

Ancak bunun kurultayda, delege üzerinde olumlu bir etki yarattığı söylenemez. Aksine gün boyu Kılıçdaroğlu’nun bu sözleri eleştirildi. Asıl ihaneti, Özgür Özel’in dediği gibi partiye sağdan ihraç edilen, seçimden sonra CHP’yi açıktan eleştiren isimlerin yaptığı vurgulandı.

***

Oylamaya geçilmeden önce kurultay salonunda Kılıçdaroğlu’nun yeni döneme ilişkin vaatleri de tartışıldı. 13 yıldır genel başkan olan Kılıçdaroğlu’na açıktan destek verenler coşkuluydu ancak tereddütlü delegelerin bu vaatlerle ikna olmadığı da anlaşılmıştı.

Özel taraftarları bu nedenle oylamaya umutlu girdi. Ancak moralleri, sandık kapandıktan 10 dakika sonra geldiği söylenen ilk sonuçlarla bozuldu. Kılıçdaroğlu’nun 700 oyu aştığına yönelik bazı kurmayları tarafından basın mensuplarına bilgi verilmesiyle salon dalgalandı.

Uzun süre Kılıçdaroğlu lehine tezahüratlar yapıldı. Ancak bunun doğru olmadığı kısa sürede anlaşıldı. CHP tarihinde ilk kez bir başkanlık seçimi ikinci tura kaldı.

İkinci tur için bir saat kadar beklenildi, zira delegelerin büyük bölümü salondan ayrılmıştı. Yeniden salona çağrılan delegelerin önemli bölümü bu kez Özel konusunda ikna olmuş görünüyordu.

Bu sırada Kılıçdaroğlu’nun çekilmek istediği ancak kurmaylarının engel olduğu konuşuldu. Ancak Kılıçdaroğlu çekilse bile Özel’in tüzük gereği toplam delegenin salt çoğunluğu olan 684 oya ulaşması gerekiyordu. İkinci turda bu oya ulaşamaması halinde üçüncü turda oy verenlerin salt çoğunluğunun tercihi olması zorunluydu. Bu durum da delege üzerinde etkili oldu. Ve Kılıçdaroğlu taraftarlarının kurultayın başında dillendirdiği “300’e yakın oy fark olur” önermesi Özel lehine gerçekleşti.

Kaybettiği seçimlere rağmen genel başkanlığı sürdüren, tarihi önemdeki 14 Mayıs seçiminde ilk kez cumhurbaşkanı adayı olan ve kaybeden, sağ politikalar yürütmekle suçlanan Kılıçdaroğlu, kaderin garip bir tecellisi, genel başkanlığı ikinci turda kaybetti. 2023 yılı Kılıçdaroğlu için ikinci turda kaybettiği seçimler yılı oldu.

Özel’in başarısını ayrıca konuşmak lazım. İmamoğlu ile birlikte yeni dönemde CHP’yi şekillendirecek olan Özel, işe genel merkez kadrolarından başlayacak. Birlikte hareket ettiği isimler belli. Özel’in PM seçiminde de genel başkan seçilmesinin etkisiyle büyük başarı kazanması bekleniyor.

CHP’de, 1972’den sonra ilk kez bir genel başkan kurultay seçimini kaybetti. Artık ana muhalefet partisinde yeni bir dönem başlıyor.

Gökçer Tahincioğlu kimdir?

Gökçer Tahincioğlu, 1997'den 2018'e kadar Milliyet Gazetesi'nde yargı muhabirliği, Ankara Haber Müdürlüğü, köşe yazarlığı yaptı.

Haber, yazı ve fotoğraflarıyla Musa Anter, Metin Göktepe, Abdi İpekçi gibi isimlerin adını taşıyan gazetecilik ödüllerini aldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü ödüllerine layık görüldü.

Bu Öğrencilere Bu İşi mi Öğrettiler?: Öğrenci Muhalefeti ve Baskılar (2013, Kemal Göktaş'la birlikte), Beyaz Toros: Faili Belli Devlet Cinayetleri (2013) ve Devlet Dersi: Çocuk Hak ve İhlallerinde Cezasızlık Öyküleri (2016), Çünkü Umurumuzda adlı mesleki kitaplara imza attı. Yaralı Hafıza ve Kayıp Adalet adlı derleme kitapların editörlüğünü üstlendi. 

İlk romanı Mühür, 2018'de yayımlandı. 2020'de yayımlanan ikinci romanı Kiraz Ağacı ile Yunus Nadi Roman Ödülü'nü kazandı. Üçüncü romanı Sabahattin Ali'yi Ben Öldürdüm, Eylül 2023'te yayımlandı. 2018'den bu yana T24 Ankara Temsilcisi olarak çalışıyor.

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

18,5 dakikada deprem adaleti

Binlerce binanın yıkıldığı, binbir soru işaretinin olduğu bir depremin bütün yükü neden tek bir yere yükleniyor? Şaşırtıcı raporlar hangi ekip tarafından, nasıl hazırlanıyor? Hiçbir kamu görevlisinin "asli sorumlu" çıkmaması sürpriz mi?

ABD elçisinden İliç'e uzanan yol: ÇED raporundaki itiraflar

Set çöküyor, toprak kayıyor, madenler işçilere mezar oluyor ama cümleler hiç değişmiyor: "Tehlike yoktur, sızma olmamıştır, ülkemiz için yararlıdır, karşı çıkanlar bellidir…"

Adnan Oktar dosyasının unutulanları: El öpenler, vazgeçenler ve Deniz Kuvvetleri’nin işkence suçlaması

Fincancı dışında verilen raporlar, şikâyet başvuruları da görmezden gelinmiş. Misal, çok ciddiye alınan, hatta davaya dönüşen bir işkence başvurusu daha var. İhbarda bulunan bir kişi değil, kurum; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı…