02 Mart 2025

Çocuğumu piyano derslerine kaç yaşında başlatmalıyım?

Önüne yem atıp oltaya gelmesini bekleyeceksiniz;) Doğru ortamda, doğru zamanlamayla doğru yemi atar ve sabırlı olursanız o kendi kendine oltaya gelecek ve dahasını isteyecektir!

“Öğrenmenin yaşı olmaz” derler. Doğrudur. Çocuğunuza piyano dersi aldırıp aldırmamaya, aldıracaksanız hangi yaşta başlatmaya karar verirken yaşına bakmayın. Önce aşağıda anlatacağım yollarla bu konuya ilgi duyup duymayacağını görün ve yaşı kaç olursa olsun müziğe verdiği tepkilere bakarak ders almaya hazır olup olmadığını belirleyin.

Pedagog değilim. Şimdi yazacaklarım tamamen kişisel deneyimlerime ve gözlemlerime dayanmakta.

Çocuk demek, oyun demek. Çocuk oyun oynayarak öğrenir ve büyür. Oyun oynarken zihni öğrenmeye, gelişmeye açık haldedir; her tür motor becerinin ve yaratıcılığın gelişmesi için en elverişli zaman dilimidir bu. Tabii, bu oyunu çocuğun seçerek, severek, isteyerek oynaması şartıyla.

Tersi durum; çocuğun istemediği, ilgilenmediği veya merak etmediği bir şeyin ona dayatılması, bir sorumluluk vesilesi olarak veya onun için faydalı olacağı söylenerek emrivakiyle yaptırılmaya çalışılmasıdır. Böyle durumlarda çocuğun zihni ve motor becerileri yukarıdaki durumun tam tersini yaşar: zihin ve beden adeta felç olur, en basit şeyi anlamama ve becerememeye dayalı bir isyanla karşılaşırsınız.

Peki ne yapmak lazım, çocuğun piyanoyu, kemanı, sporu, matematiği veya ıspanağı merak etmesi, sevmesi ve ona zaman ayırması için?

Önüne yem atıp oltaya gelmesini bekleyeceksiniz;) Doğru ortamda, doğru zamanlamayla doğru yemi atar ve sabırlı olursanız o kendi kendine oltaya gelecek ve dahasını isteyecektir!

Bu yem piyano veya herhangi bir çalgı konusunda nasıl atılır; anlatayım. Sonra ihtiyaç halinde aynı stratejiyi başka konulara da uyarlarsınız.

Önce çocuğunuzu kaliteli müzik örnekleriyle ve müzik aletleriyle tanıştırın. Bunun için onun kendini rahat hissettiği, keyif aldığı bir yeri ve zamanı seçin. Evden başlayabilirsiniz. Odasında sevdiği bir oyuncakla oynadığı sırada veya mutfakta sevdiği bir yemeği yediği sırada bilgisayardan, televizyondan, tabletten, pikaptan -elinizde ne varsa- müzik açın. Hedef piyanoyu merak etmesiyse piyano kayıtları açın. En iyi piyanistlerden kaliteli müzik örnekleri dinletin. Klasik müzik, caz,  latin, alaturka, rock, country, fark etmez. İyi olması önemli. Her müzik türünün iyi ve vasat örnekleri vardır (bkz. “Müziğin evrim ağacı”). İyi müzik örnekleri için iyi bir müzisyenden öneriler alabilirsiniz. Ben bu yazının altına bazı dinleme örnekleri koyacağım, ancak unutmamak gerekir ki bir çocuğun ne zaman nasıl bir müziğe ilgi duyacağı belli olmaz. Bazen bir bakarsınız ki “çocuk şarkısı” olarak sunulmuş müzikler ona gereksiz basit, saçma gelir; çocuk opera duyunca büyülenir! O yüzden “çocuktur, onun sevebilecekleri bellidir” demeden her çeşit müziğe bir şans vermek lazım.

Arabada bir yere giderken kaliteli piyano kayıtları açın, duysun. Ara sıra radyo da açın, bakalım neler var? Bakalım duyduğu bir şeye ilgi gösterecek mi?

Bu şekilde iyi müziği onun zihninin en almaya açık olduğu anlarda sinsice aşılamış olacaksınız. Değişik müzik türleri dinletin. Daha doğrusu; onun yanındayken siz dinleyin, o sizin dinlediğiniz müziğe kulak misafirliği etmiş olsun. Kahvaltıda klasikse öğlen caz, akşam hafif müzik vs.

Yemi yuttuğunu nasıl anlayacaksınız? Bir süre sonra oyun oynarken duyduğu müzikleri ağzıyla taklit etmeye başlayacak. Şarkıysa sözlerini söylemeye çalışacak. Beğendiği kayıtlar çalarken dans etmeye, o veya bu şekilde eşlik etmeye girişecek.

Eve oyuncak bir müzik aleti almanın tam sırası! Başlangıçta fazla masrafa gerek yok. Oyuncak piyano, küçük bir org veya melodika alın. Melodika alacaksanız hem siyah, hem beyaz tuşları olanından alın. Oyuncak keman ve gitarlar genelde ses çıkarma konusunda işe yaramıyorlar. Oyuncak ksilofonlar da çoğu zaman çok kısıtlı oluyor. Bazı orgların kendi kendine bir veya birkaç parça çalma özelliği var. Öneririm. Motive eder.

Bu oyuncağı ona verirken bunun ne olduğunu, bununla ne yapması gerektiğini ona söylemeyin. Bırakın, kendisi keşfetsin. Soru sorarsa yanıtlayın sadece.

Günler evde, arabada müzik dinleyerek geçerken bakalım bu yeni oyuncağıyla ne kadar zaman geçiriyor? Onu keşfetmek, onda değişik sesler çıkarmak için uğraşıyor mu? Onunla duyduğu müzikleri çalmaya çalışıyor mu? Başlangıçta bunu yapabilmekten ne kadar uzak olursa olsun; bunu denemesi iyiye işaret.

Evde ara sıra televizyonu veya bilgisayarı açın; ekrandan piyanolu videolar izleyin. Bakalım gözü takılıyor mu? Ne kadar süreyle takılıyor? Bir parça ilgisini çekmedi mi? Başka bir parça açın. Farklı bir müzik türü açın. Bakalım birinden birine takılacak mı?

Siz bunları yaptıkça büyük ihtimalle çocuğunuzun bir müzik zevki oluşmaya başlayacaktır. Sevdiği ve sevmediği türler, sanatçılar, eserler oluşmaya başlayacaktır. Onun sevdiklerinden oluşan bir oynatma listesi olsun. Morali bozuk olduğunda neşelendirmek için dinletin. Ama bir yandan ara ara hiç duymadığı yeni şeyleri de onun yanında dinlemeye devam edin, dağarcığı gelişsin.

Genel olarak olumlu duygu ve düşüncelere odaklı müzikleri tercih edin, özellikle sözleri varsa.

Herhangi bir müzik videosunu sonuna kadar izliyor mu? Uzun bir parçayı veya birkaç kısa müzik videosundan oluşan yarım saatlik bir silsileyi pür dikkat izleyebiliyorsa konserlere gitmeye hazır demektir; yaşı kaç olursa olsun. O zaman onu konserlere götürmeye başlayın. Önce sevdiği sanatçıların veya benzerlerinin, sevdiği müzik türlerinin konserlerine götürün. Kapıya yakın oturun, sıkılırsa çıkabilecek durumda olun. Orada zorla oturmasın, sevdiği sürece otursun. Konser bitiminde sanatçıları tebrik etmek için onu kulise götürün. Orada bulunan çalgılardan birini merak ettiğini fark ederseniz tebrik kuyruğu bitince müsaitse sanatçıdan çalgısını çocuğa tanıtmasını rica edin, çocuğun denemesi için izin isteyin. Bazı çalgılar hassastır, çocuğun dikkat edebilecek olgunluğa gelmiş olması gerekir. Bazıları ise kolay kolay zarar görmez. Piyano ikinci sınıfa girer. Çocuğunuz dünyanın en pahalı piyanosuna var gücüyle abansa, ayakkabılarını çıkarıp üstüne çıksa; klavyenin üzerinde tepinse bile ona zarar veremez. Rahat olun:)

Kayıttan ve canlı müzik dinleme, evde oyuncak müzik aletleriyle oynama süreci çocuğun müziğe karşı iştahını kabartmışsa, evdeki çalgısıyla giderek daha anlamlı sesler çıkarmaya başlayacak, bir süre sonra basit parçaları kendi kendine kulaktan öğrenip çalmaya başlayacaktır. Bunu başarınca onu alkışlayın. Daha önce değil! Hiç değilse bir parçayı tanınabilir şekilde çalabilsin. Bu ona şevk verecektir.

Bu şekilde kendi kendine birkaç parça çalabilir hale geldikten sonra, diğer müzisyenleri dinledikçe daha hızlı ilerlemek için bir istek duyacaktır. Kulakla doğru notaları aramak ona yetmeyecek; birisi bazı notaların yerlerini göstersin isteyecektir. Bu, eve biraz daha kaliteli bir müzik aleti almak -henüz piyano değil, belki biraz daha büyük bir org- ve derslere başlamak için en elverişli zamandır; çocuk bu noktada adeta kendisi öğretmen talep etmektedir.

Her halükarda önce kendisine sorun: "Seni çok iyi piyano çalan bir abiyle/ablayla tanıştırayım; sana bildiği bazı şeyleri göstersin ister misin?" Mümkünse "ders" ve "öğretmek" kelimelerini kullanmadan.

Bu noktada devreye girecek olan öğretmenin nitelikleri önemli: bu kişi çocuğunuzun bir oyun arkadaşı gibi olmalıdır. Piyano/org/çalgı bir oyuncak, onunla ses çıkarma eylemi bir oyun, piyano öğretmeni ise bu oyunda deneyim sahibi bir abi/abla olmalı. Bu işi keyif almak, güzel vakit geçirmek için yaptığımızı unutmamalı, çocuk için bu dişlerini fırçalamak veya okul ödevlerini yapmak gibi bir sorumluluk vesilesi olmamalı.

Çocuk okula gidiyorsa, akşam üzerleri okuldan geldiğinde tam boş zaman bulup da oynayarak rahatlamak dururken karşısına yeni bir “ders”, “ödev”, “çalışma” zorunluluğu konursa bundan zevk almaz, piyano derslerinde kayda değer bir yol alamaz, bir süre sonra da bırakır. Sizin göreviniz, piyanoyu en sevdiği oyuncaklardan biri olarak görmesi için gerekli koşulları hazırlamak. Bu gerçekleşirse piyano, okuldan geldiğinde rahatlamak ve eğlenmek için kendi isteğiyle başına oturacağı oyuncağın ta kendisi olur. O zaman müzik o çocuğun hayatına anlamlı bir şeyler katar. Onu meslek olarak seçerse onda başarılı olur, hızlı ilerler. Amatör olarak devam etse de bir çalgı çalmayı öğrenmek hayatta lazım olacak pek çok becerinin önünü açacaktır.

Yukarıdaki yolları denediğinizde çocuğunuz müzikle, herhangi bir çalgıyla ilgilenmiyorsa, merak etmiyorsa, bence piyanoya başlatmayın. Merak ettiği, sevebileceği başka bir şey bulun. Müzikse belki bir koroda şarkı söylemek? Belki dans? Belki müzik değil, spor veya bir hobi? Her çeşit konuda onun önüne yem atabilir ve sağlıklı bir öğrenme sürecine önayak olabilirsiniz. Siz çocuğunuza sanat ve spor gibi güzel şeyleri emrivaki yapmadan tanıttıkça o kendisi içlerinden bir veya birkaç tanesini seçecektir ve kendi seçtiği alanda, kendi seçimi olduğu için ve ondan zevk aldığı için başarılı olacaktır.

Bu süreçte çocuğun fikir değiştirme hakkı da olmalı. Piyano çalmak dışarıdan bakınca merak uyandırabilir, güzel çalanları dinlemek zevk verebilir, ama çocuğunuz onu kendisi çalabilmek için gerekli çabayı sarfetmekten ne kadar zevk alacak? Bir süre sonra bıkacak mı? Belli olmaz. Bu her sanat ve spor dalı için geçerli. Çocuğun önce sanatın/sporun kendisini sevmesi, sonra onunla uğraşmaktan da zevk alması lazım. "Dinlemesi güzel ama ben bununla uğraşmak istemiyorum" diyecek olursa zorlamayıp başka şeyler denemek gerekir. Evet dijital veya akustik bir piyano almak için bu aşamanın da geçilmiş olmasını beklemekte yarar var. Yani çocuk derslere ekonomik bir orgla başlayıp, kayda değer bir yol aldıktan sonra halen keyif alıyorsa profesyonel bir çalgıya yatırım yapmayı düşünebilirsiniz. Öğretmen bu konuda sizi yönlendirecektir.

Dinleme önerileri

Aşağıda çoğu piyano içeren, kaliteli bestecilerin kaliteli müzisyenlerce icra edilmiş eserlerinden oluşan bir seçki bulacaksınız. Sol baştakiler besteci adları, parantez içindekiler icracı adları, bestecinin yanında bölme işareti varsa bölme işaretinin sağındaki aranjör adıdır. Bu listedeki bestecilerin ve aranjörlerin diğer eserlerini ve listedeki icracıların diğer kayıtlarını da ararsanız tüketemeyeceğiniz kadar çok kaliteli müziğe ulaşırsınız. Çocuğa dinletirken kayıt kalitesi iyi olanları tercih edin; mümkünse fonda rahatsız edici dip gürültüsü olmasın. Ayrıca mümkünse kaliteli cihazlardan dinleyin, dinletin. Ses berrak gelsin.

Klasik Batı Müziği: 

D. Zipoli - Re Majör Gavot (Peter Bradley-Fulgoni)

Ch. Petzold - Sol minör Minuet (Anabel Sáez, klavsen çalıyor)

D. Scarlatti - Re Majör Sonata (Damla Yılmaz Çakır)

J. S. Bach - Do minör Prelüd ve Füg (Víkingur Ólafsson)

F. J. Haydn - Tavuk Sonatı (Olga Scheps)

W. A. Mozart - Daha Dün Annemiz Çeşitlemeleri (Natália Schwamová)

F. Schubert - Alabalık Beşlisi (Du Pré, Perlman, Barenboim, Mehta, Zukerman)

F. Meldelssohn - Etüt no. 1 (Emre Şen)

F. F. Chopin - Re Majör Mazurka (Vladimir Horowitz)

A. Dvořák - Slav Dansı Op. 72 No. 2 (Georges Cziffra)

M. Ravel - Su Oyunları (Jean-Yves Thibaudet)

S. S. Prokofiev - Peter ve Kurt (Öçal, Roberto González-Monjas, Musikkollegium Winterhur)

G. Kurtag - Oyunlar (Leona Crasi)

Caz:

F. Arndt - Nola (Franco di Nitto, Jarne Claesen)

V. Youmans - Tea for Two (Art Tatum)

G. Gershwin - Sweet and Lowdown (George Gershwin)

P. Kreuder - Ich wollt' ich wär' ein Huhn (Comedian Harmonists)

S. Pottle - I Got A Song (Ray Charles ve Susam Sokağı kuklaları)

J. Moss - Rubber Duckie (Little Richard)

W. Donaldson - My Baby Just Cares for Me (Nina Simone)

Boogie Woogie (Valentino Liberace)

Lorena'nın Tangosu (Chucho Valdés ve grubu)

F. Gulda - Prelüd ve Füg (Francesco Tristano)

Türk müziği:

Anonim - Çöz de Al Mustafa Ali (Özay Gönlüm)

E. Okyay - Gezsen Anadolu'yu (Modern Folk Üçlüsü)

Anonim/H. A. Toker - Tini Mini Hanım (Hakan Ali Toker)

Anonim/B. Gençkal - Menevşesi Tutam Tutam, Sabahın Seherinde Ötüyor Kuşlar (Ivan Horvatić, Hakan A. Toker)

Anonim/C. Oslu - Sarı Gelin - Mavilim - Burçak Tarlası (Hande Dalkılıç, Serla Balkarlı)

M. Sun - Gel Bize Katıl (Devlet Çocuk Korosu, Ahter Destan, Begümhan Gençgönül)

Y. Tura - Cumhuriyet Güneşi (Beşiktaş Çocuk ve Gençlik Korosu, Güneş Kaya, Simten Şenpolat)

Hakan Ali Toker kimdir?

Hakan Ali Toker, 1976 doğumlu, Mersinlidir. İlk adını kullanmaktadır. Piyano çalmaya ve beste yapmaya küçük yaşta başladı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı çello bölümünde kısa bir başlangıç yapıp, ardından ortaokul, lise ve lisan eğitiminin bir bölümünü Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'nde okuduktan sonra ABD'de Indiana Üniversitesi Müzik Fakültesi Piyano ve Bestecilik dallarından mezun oldu.

Klasik eğitiminin yanı sıra Caz, Türk müziği ve klasik doğaçlama alanlarında kendi kendini yetiştirdi. Piyanonun yanı sıra kanun, akordeon, klavsen ve org çalmayı öğrendi.

Bugüne kadar 29 ülkede konserler verdi, pek çok yerli ve yabancı eleştirmenin övgülerini aldı. 17 yaşında katıldığı İstanbul Festivali'nde yılın en genç sanatçısıydı. Aynı yıl Ukrayna'da düzenlenen Virtüözler Festivali'nde yer alan ilk Türk sanatçıydı.

2011'de Türk makamlarına göre akortlanmış piyanoyla ilk Türk müziği resitalini veren piyanist oldu. 2022'de yazıp 33 müzisyenle birlikte CRR'de seslendirdiği "Türk Rapsodisi"yle ilk kez tüm çalgılarda makamsal mikrotonalitenin duyulduğu bir senfonik konsere imza atmış oldu.

Türkiye'de "Yaşayan Değerlerimiz" (2013), ABD'de "Yılın Yorumcusu" (2019) gibi ödüllere layık görüldü. Hırvatistan'da "Hırvat-Türk Dostluk" nişanıyla onurlandırıldı.

Hem yorumcu hem besteci olarak, hem klasik Batı müziği hem de caz ve Türk müziği alanlarında eserler veren sanatçının, bu müzik türlerini bazen ayrı ayrı ele aldığı, bazen de sentezlediği pek çok bestesi, düzenlemesi ve albümü vardır.

Yazarın Diğer Yazıları

Müzikli askerlik anıları (1): Emirle Kalkar, Emirle İner

Sözü ve müziği bana ait olan “İçtima Marşı” ve “Emirle Kalkar, Emirle İner”, askerlik deneyimimizle ilgili mizahî ifadeler içerdiği için arkadaşlarda, “bu marşlardan komutanların haberi olsa askerliğimizi yakarlar mı?” şeklinde bir kaygı vardı.

Aşk için müzik (6): Jane ve Dick

Birbirlerinin gözünün içine gülen gözlerle bakarak “my love” deyişlerinden, birbirlerini ilk günkü aşkla sevdiklerini görebilirdiniz. Dahası, bu sevgiyi, birlikte geçirdikleri zamanın kalitesine gösterdikleri özende görürdünüz

Aşk için müzik (5): Aşk divanında dinlenirken

O yaz o evde bir gece uykuya dalmak üzereyken, uykuyla uyanıklık arası yarı bilinçli halde bir ezgi geldi bana. Bilirsiniz, o anlarda insan rüya görmekle rüyayı kurgulamak (hayal kurmak) arasındadır; dahası duygularla görüntüler birbirine karışmıştır, gördüğünüz veya duyduğunuz şeyler doğrudan duyguların kendisiymiş gibi gelebilir

"
"